Dnevnoy Dozor (Day Watch) [Gündüz Nöbeti] – Timur Bekmambetov 2006

Gündüz Nöbeti

Yönetmen:Timur Bekmambetov
Senaryo:Timur Bekmambetov, Sergei Lukyanenko (roman)
Oyuncular:Konstantin Khabensky, Mariya Poroshina, Vladimir Menshov, Galina Tyunina, Viktor Verzhbitsky
Yapım Yılı: 2006
Ülke: Rusya


Konu: Bu bir ikinci film. Yönetmenin 2004’de çektiği Night Watch (Gece Nöbeti) filminin devamı. İyi ve kötü güçler arasında yapılmış olan bir anlaşma ile denge sağlanmış ve çözüme bürokratik bir yaklaşım ile ulaşılmıştır. Buna göre kötüler (vampirler) yalnızca geceleri, eğer tüm evrakları onaylanırsa avlanabilmekte ve hareketleri iyi güçlerin görevlendirdiği Gece Nöbetçileri tarafından izlenmektedir. Aynı durum gündüz için de tam tersi biçimde uygulanmaktadır. Bir gece nöbetçisi olan Anton, ilk filmin sonunda oğlunun kötü güçlerin safına katılması ile üzülüyordu. Bu filmde ise kötü paktın üyeleri faili meçhul cinayetlere kurban gitmektedir. Herkes Anton’dan şüphelenir. Anton’un yakalanması için emir verilir, bu durumda Anton hem peşindeki gündüz nöbetçilerinden kurtulmak, hem gerçek katili bulmak, hem de oğlunu kötü güçlerden geri almak için elinden geleni yapacaktır.


Korku Filmleri Yorumu: Bakın… Ara sıra düşünüyorum da “bu film eleştirileri ne işe yarıyor” diye. Canım bir filmi seyretmek istiyorsa, bir izleyici olarak beni hiçbir eleştiri durduramaz. Hiçbir eleştirmen de örneğin bir romantik komediye gitmem için beni ikna edemez. Ama bu defa iş biraz değişik. Şu anda ilk defa bu kadar işe yarar bir eleştiri metni okuyorsunuz. Kısa da olacak. Şöyle ki:

Eğer bu serinin ilk filmini, yani 2004 tarihli Gece Nöbetini (Night Watch) izlemediyseniz BU FİLME KESİNLİKLE GİTMEYİN. Büyük olasılıkla daha ilk yarı bitmeden beyniniz kamaşmış bir biçimde filmden çıkarsınız. Hiçbir insan evladının, yetersiz bilgi ışığında, bu filme yarım saatten fazla dayanabileceğini sanmıyorum.

Hayatımda ilk defa bu kadar acaip bir devam filmi gördüm. Yüzüklerin efendisi serisini şöyle bir aklımıza getirelim. Diyelim ki ilk filmi izlemediniz. İkinciden, ya da hatta üçten başladınız izlemeye. Bu durum yine de o filmden keyif almanıza, o filmi anlamanıza engel değildir. Durum çok açıktır. Bir grup bastırbacak, belalı bir yüzüğü bir yerden bir yere götürmekteler, bazı şekilsiz ücübelerle bir takım süperkahraman kılıklı afilli güçler de bu esnada cenk etmekteler.

Koskaca Yüzüklerin Efendisi bile, isterseniz konuyu hiç bilmeyin, kitabı olduğunu bilmeyin ve okumamış olun, ilk filmi (filmleri) izlememiş olun: konuyu size flashback’le, diyalogla, şöyle ya da böyle, yarısından girseniz de anlayabileceğiniz biçimde aktarır. Bu filmde bu yok! Aslında örneğin flashbackler falan oluyor filmin içinde ara ara. AMA FİLMİN KONSEPTİ O KADAR FANTASTİK Kİ, o flashbackleri gördüğünüzde zaten hali hazırda karışık olan kafanız DAHA DA KARIŞIYOR. Ben ilk filmi bir yıl kadar önce izlemiştim. Ama inanın bu bile yeterli değil; bu filmin ilk bölümünü birkaç saat önce izlemiş olmalısınız.

İşin ilginci, örneğin ilk film en az bunun kadar karışık olmasına rağmen orda çok keyifli ve zor da olsa takip edilebilir, bütün filmi sürükleyen bir konu var. Burada ise konu o kadar detaya bulanmış ve temel bir konudan arındırılmış ki, olan olaylar o denli saçmasapan ki kusmak isteyeceksiniz. Resmen efekte ve süper mario tadında detaya bulanmış bir karmaşa bulutu. Olan olaylar insanı düşünmekten soğutan cinsten. Deha denebilecek bir zihinden çıkmış, fantazmanın sınırlarını zorlayan uygulamalar; buna karşılık tam anlamıyla özü olmayan bir bulamaç. Neredeyse iki saat süren bir videoklip süreci.

Bu filmin IMDB notu dikkat çekici: 7.1. Orası da bir nevi örövizyona döndü sanırım. Ruslar filme puanı yığmış da yığmışlar. Koskaca IMDB’ye mi inanıcaz, Korku Filmleri.net’e mi diyenler bi zahmet bu filme bi gitsinler bakalım.

Not: İlk filmin aksine, bu film kendini ilgiyle izlettirecek formda olmadığı için başka şeylere bakabiliyor insan. Örneğin bu Rus yapımı seride ilk defa şunu fark ettim ki kötü güçler (vampirler/karanlık taraf) sahip oldukları zevküsefa ile kapitalistleri, diğer yandan iyi güçler (aydınlık taraf) tüm o süper maryomsu dediğim eski püskü alet-edavat ve sefil yaşam biçimleri ile komunistleri temsil ediyorlar. Anton’un kendi tarafını seçtiği zamanı flashback içinde görünce de tam netleşti: 1992. Yani yine izleyici bilinçaltına (bu durumda Rus izleyiciler oluyor) nizami şarjlar. Bakalım bizim korku filmi yapmak isteyen tayfamız bu işin böyle yapılması gerektiğini ne zaman anlayacaklar.

Gökhan Toka










Gokhan Toka
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube

2 thoughts on “Dnevnoy Dozor (Day Watch) [Gündüz Nöbeti] – Timur Bekmambetov 2006

  1. 2004’deki ilk film vizyona girmiÅŸ miydi hatırlamıyorum. O film ilginç, oldukça fantastik, yüksek tempolu ve karmaşıktı, izlemesi yorucuydu. Bu film nasıl olur bakalım, görücez.

Comments are closed.