2103 korku sinemasının en bereketli yıllarından biriydi. Çok başarılı yeni filmlerin yanı sıra, oldukça güzel yeniden çevrimler ve devam filmleri izledik. 2013 boyunca izlediğim en başarılı korku sineması örneklerini aşağıda sizin için derledim.

LORDS OF SALEM – Rob Zombie

lords of salemRob Zombie yönetmen olarak bana göre en iyi filmini çekti. Aslında bu son filmi belki de Rob Zombie’nin İLK YAPMASI GEREKEN filmdi. Müzisyen kimliğini de ilk defa işin içine kattığı, çarpıcı görselliğe sahip, ancak Rob Zombie gibi bir ismin çıkarabileceği bir filmdi. Bana göre yılın en iyi filmi LORDS OF SALEM oldu. Uzun yıllar sonra bile hatırlanacak bir kült film, Rob Zombie’nin şimdiye dek yaptığı ve yapacağı en güzel iş..

THE CONJURING (Korku Seansı) – James Wan

conjuringJames Wan bu yıl iki filmle birden geldi. Conjuring, yönetmenin merakla beklenen devam filmi Insidious 2’den önce vizyona girdi. Herkes Insidious 2’yi beklerken yönetmen asıl bombayı bence The Conjuring ile patlattı. Saw ve Insidious gibi filmleri ile korku sinemasında büyük bir prestiji olan James Wan’ın filmografisinde bana göre bardağı taşıran film The Conjuring oldu. Bu filmdeki başarılı yönetimi ve anlatımı artık şüphe bırakmaksızın Wan’ı gelmiş geçmiş en başarılı korku sineması anlatıcıları arasına soktu diye düşünüyorum. Aynı şekilde, kendi türünün en başarılı örneklerinden biri, gelecekte kült statüsünde anılacak bir film.

MANIAC – Franck Khalfoun

maniacYılın en başarılı yeniden yapımıydı. Psikopat tiplemelerine oldum olası daha yakın bulduğum Elijah Wood’u sonunda (Sin City hariç) bu tür bir rolde görme imkanımız oldu. Açıkça, 1980 yapımı örijinal Maniac biraz kıyıda kalmış, unutulmuş bir film. Bu profildeki bir filmi yeniden çekmek gişe açısından biraz riskli bir girişim olarak görülebilir. Ama dönem olarak bu yeniden yapımın aslında tam da zamanıydı. Katilin kendi gözünden anlatım, gözüyle seven ve gözüyle öldüren, first-person shooterlar ve çöpçatan siteleri arasında gidip gelen günümüz bilgisayar başı insanının çok iyi özümseyebileceği dilden bir ifade ortaya koyuyor.

EVIL DEAD (Şeytanın Ölüsü) – Fede Alvarez

evil deadYılın en çok beklenen en iddalı filmiydi. Evil Dead gibi, korku sinemasının en önemli, türü yaratan filmlerinden birinin yeniden yapımının vizyona gelecek olması türü seven herkesi çok heyecanlandırmıştı. Orijinal filmin yönetmeni Sam Raimi’nin ve hatta orijinal filmin başrol oyuncusu Bruce Campbell’in yapımcılığında çekilmiş olması kötü bir yeniden yapım olmayacağına dair ipucu verse de, yine de herkes sonucu merakla bekliyordu. Sonuç ise olağanüstü kanlı ve dinamik bir film olarak karşımıza çıktı. Orijinal filmden öyküsel farkları, konuyu artık ezbere bilen izleyiciyi de filmin içine rahatsız etmeden çekebildi. Maniac’la birlikte bu yılın en başarılı yeniden yapımlarından oldu.

V/H/S/2

vhs2Bir devam filmi olarak görmek ne kadar mümkün bilmiyorum. Sonuçta, 5 ayrı yönetmenin 5 ayrı kısa filminden oluşan bir korku antolojisi örneği. Filmlerin hemen hepsi çok başarılıydı. Bu tür antolojilerde filmleri birbirine bağlayan ana öykü genelde zayıf olur, VHS2’de böyle bir durum da yoktu. Belki bir filmi hariç, başından sonuna gerilim dolu ve korkutucu bir yapımdı. Makyaj ve görsel efektler harikaydı. Son zamanlarda gördüklerimin en iyisi. Kaçıranlar çok şey kaçırmış olabilir, mutlaka izleyin. Özellikle Safe Haven adlı bölüm, bir kısa film olmasına rağmen, son yıllarda izlediğim en şoke edici, en eğlenceli ve orjinal işlerden biriydi.

ALL HALLOW’S EVE – Damien Leone

all hallows eveAntolojilerden söz açılmışken, 2013’ün en sinir bozucu filmini atlamayalım. Yine kısa filmlerden oluşan bir film. Palyaçolardan korkuyorsanız (ki IT’den beri hemen herkesin korktuğunu biliyorum) bu filmin sizi epey korkutacağını, sinirlerinizi epey bir yıpratacağını düşünüyorum. Çocukların bu filmi izlemesi ruhsal gelişimleri açısından biraz sakıncalı olabilir, onu da uyarı olarak belirteyim. Halloween’de izlenecek filmler listesine taptaze bir ekleme.

MAMA РAndr̩s Muschietti

mamaMama yılın ilgi çeken filmlerinden biriydi. Filmin açılışı ve ilk yarısı çok çok iyiydi. Sonunu biraz yavan ve klişe bulsam da yine de korku seyircisinin aklında yer eden 2013 filmlerinden biri oldu. Yönetmenin daha önceki bir kısa filminin uzun versiyonu olduğundan tekrar çekimler sınıfında iyi bir örnek olarak düşünülebilir.

DARK CIRCLES – Paul Soter

dark circlesIMDB kullanıcılarının çok da aman aman beğenmediği, benim ise bayıldığım bir film. Hayaletli ev – evdeki hayalet (whatever) konusu gibi çok fazla örneği olan, dolayısıyla da zaman zaman şahsıma daral getiren bir konuda olmasına rağmen bu filmi ben çok başarılı buldum. Bu türü seviyorsanız, bence bu yılın bu türdeki en iyi filmi buydu. Üstelik ortada …. bile yoktu! (Spoiler …. olarak değiştirilmiştir).

AN AMERICAN GHOST STORY – Derek Cole

an american ghost storyYine evdeki hayalet – hayaletli ev konulu başka bir başarılı film. Bu filmi ilginç yapan şey bütçesi. Film, toplam 10bin dolar (yaklaşık 20bin TL) gibi bir para harcanarak çekilmiş. Ortaya çıkan işe bakınca şaşıracak, şoke olacaksınız! Koca koca yapım şirketleri milyon dolarlara bunun çeyreği kadar bile ürkütücü olmayan filmler çekiyorlar. Adamlar kelime anlamıyla vatandaşın birinin kafasına beyaz örtü koyarak sıçırtan hayalet yapmışlar! Ulan, böyle filmden korkulur mu diyenlere cevabım: deneyin de görün bakalım kim neyden korkuyor! (The Others’da korkmuştunuz mesela kafadaki örtüden)

SEASONING HOUSE – Paul Hyett

seasoning houseYılın en başarılı İNTİKAM filmiydi. Bosna savaşında Sırplar tarafından esir alınan genç kızların zorla fahişe olarak çalıştırdıkları bir genelevde, sağır-dilsiz Angel’ın sürükleyici ve kanlı intikam öyküsünü izledik. Mezarlarınıza Tüküreceğim vb intikam türü filmlerde eksik olan gerçekçilik ve inandırıcılık The Seasoning House’da bence hiç eksik değildi. Filmi intikam temalı filmler içinde sivrilten de başrol oyuncusunun performansı ile birlikte işte bu gerçekliği oldu.

YOU’RE NEXT – Adam Wingard

youre nextYine çok fazla örneği çekilen bir alt türde, Home Invasion türünde başarılı bir örnekti. Sürükleyici, gerilimli, kimi anlarda komik, kısaca eğlendirici bir filmdi. Eğlendirici olmasıyla 80lerin oldschool korku filmlerini anımsattı.

MISCHIEF NIGHT – Richard Schenkman

mischief nightHome Invasion türünde, bir başka başarılı örnek bana göre Mischief Night oldu. Adıyla ve konusuyla, bu yılın seribaşı Home Invasion filmi (ama bana göre fos bir film olan) The Purge’ün bir kopyası olarak görülme riski var. Ama aslında The Purge’e iki tur bindirecek kadar yüksek gerilimli. Çok basit bir biçimde ilerleyen, basitliğiyle ilgi çeken bir film. Kurgusal olarak problemli de görülebilir. Ama ben epey sevdim. Bu filme bir şans vermenizi öneririm.

WOULD YOU RATHER – David Guy Levy

would you ratherGelelim OYUNLU filmlere. İtiraf edin, Jigsaw “I want to play a game!” dediğinden, The Cube’ü izlediğinizden beri, böyle hayatta kalmalı, hayatta kalma güdüsünü ve insani zaafları aşağılayan, akıl ve ahlak oyunlu filmleri seviyorsunuz. Bağımsız bir yapım olan Would You Rather’ın konusu ve oyunu çok basit: Bir milyoner, paraya ihtiyaç duyan kişileri bir akşam yemeğinde evinin salonuna toplar ve onlara sonunda sadece birinin kazanacağı bir oyun oynamak istediğini söyler. Kazanan parayı götürecektir. Oynamaları gereken oyun ise iki seçenekten birini seçecekleri basit bir oyundur. Ama seçenekler kimi zaman kırk katır ve satır misali olabilmektedir. Neredeyse tamamı bir yemek masası etrafında geçen müthiş bir “küçük” film.

HUMAN RACE – Paul Hough

human raceYine OYUNLU bir film, adı üstünde Human Race (“Race” hem “Yarış” hem de “Irk” anlamına geliyor, dolayısıyla İnsan Yarışı ya da İnsan Irkı), olaya daha felsefi ve fantastik bir yerden bakıyor. Birbirinden farklı bir sürü insan, kendilerini bir anda bir yarış parkurunda bulurlar. Çimene basan (çimlere basmak yasaktır), parkurdan çıkan veya tur bindirilen yarışmacılar kafaları patlayarak öleceklerdir. Yarattıkları insan ırkından artık umudu kesen tanrıların “başaramadık, olmadı bu ırk, en azından bari eğlenelim” mottosuyla seyr-eyledikleri küçük bir olimpiyat. Kurallar tanrısal derecede açık, izlemek aynı ölçüde zevkli.

NO ONE LIVES – Ryuhei Kitamura

no one livesYou’re Next ile birlikte bu listenin en eğlenceli filmlerinden biri. Tipik Ryuhei Kitamura abartılarıyla dolu, kanlı canlı bir film.

OPEN GRAVE – Gonzalo López-Gallego

open graveYılın en sevdiğim zombi filmi idi. World War Z ve Warm Bodies gibi gişe filmleri türü bu yıl epey bir bulandırdılar. Open Grave iyi senaryosu, hisli ve akıcı öyküsü, bir de Sharlto Copley’in oyunculuğu ile sağlam durdu.

CHAINED – Jennifer Chambers Lynch

chainedAslında 2012 filmi ama bize gelişi 2013. Maniac ile birlikte bu yıl izlediğim başarılı seri katil kontenjanı filmlerinden. İlginç konusu ve Vincent D’Onofrio oyunculuğu ile kendisini izletti.

THE LAST WILL AND TESTAMENT OF ROSALIND LEIGH РRodrigo Gudi̱o

the last willAnti-klişe, farklı bir film izlemek isteyenlere önerim bu film olacak. Hayaletsiz bir hayalet filmi, ortada korkulacak somut bir unsur olmaksızın, etkili ve soyut bir korku filmi.

Yukarıdaki filmlere ek olarak sürprizli senaryosu ve dinmeyen gerilimi ile EL CUERPO (The Body), bir film olarak çok başarılı bulmasam da roman olsa yok satacak harika bir öyküye ve finale sahip INSENSIBLES (Painless), baştan sona sürükleyici başka bir home invasion örneği HOME SWEET HOME, Hugh Jackman ve Jake Gyllenhaal gibi önemli oyunculara sahip başarılı bir gerilim filmi olan PRISONERS, 2013’de izleyip önerebileceğim diğer belli başlı filmler.