M. Night Shayamalan

1970 doğumlu Hintli yönetmen, senarist, yapımcı. Yönetmenliği Alfred Hitchcock ile çok karşılaştırılan yönetmen, filmlerinde tıpkı onun gibi kısa sekanslarda görünmeyi sever. Sinemacılığının en belirgin özellikleri, süpriz sonlara ve benimsediği oyunculara olan takıntılarıdır. Shayamalan’ın sinemasını çerçeve içine alırsak, inanç ve bireysel yada kitle psikolojileri,korkuları bu çerçevede kalacak, doğaüstü fenomenler kanalı ile manipule edici işleyiş, çerçevedeki bütünlüğü dağıtırken, final sahneleri ile dağılım yeniden bütünlüğe dönüşecek diyebiliriz. Yönetmenin senaryoya dahil ettiği ipuçlarının yanıltıcı etkileri gizemini filmlerinin sonuna dek korur, bu ipuçları son sahnelerde, hele ki film bittiğinde izleyicinin belleğinde yeniden gözden geçirilir. Onun filmlerini “hiç bir şey göründüğü gibi değildir” şeklinde özetlemek yalnış olmaz sanırım.

Sinemaya çok küçük yaşlarda ilgi duymaya başlayan yönetmenin eline ilk kamera aldığında 7 yaşlarında olduğunu belirtelim.

1998 senesinde senaryo çalışmasını ve yönetmenliğini yaptığı film: Wide Awake. Bu film drama komedi tarzında. 1998 senesinde yine senaryo ve yönetmenliği kendisine ait olan The Sixth Sense ( Altıncı His ) ile sinema kariyerinin en iyi filmine imza atan yönetmen bir çok festivalde ödüller alır, film gerilim ve korku sineması izleyicisinin ayakta alkışladığı bir başarıdır.Aynı zamanda ” süpriz son” klişesinin öncüsü olmuş, bu özellik sinemada öncelikli bir beklenti haline gelmeye başlamıştır geniş bir kitle tarafından.Film, ruhlarla iletişim kurabilen bir çocuk ile bir psikolog ekseninde gelişir. Bruce Willes’ın muhteşem oyun gücünün etkisinde kalan yönetmen bir sonraki filminde ona yine başrol verir: Unbreakable ( Ölümsüz ). 2000 yapım yılı tarihli film, yönetmenin sinemacılığının hatlarını iyice keskinleştirir. Artık hayran kitlesi oluşmuş, gerilim sinemasında kendini kabul ettirmiştir. Korkunç bir tren kazasından hasarsız kurtulan tek kişi ve gizemli olay örgüsü temayı oluşturu Ölümsüz’de.

Ve 202 senesinde Mel Gibson’a başrol vereceği Signs ( İşaretler ), dini unsurlar, inanç ve bilimkurguyu harmanlayan , bunu yine başarılı şekilde işleyen bir kurguyla aktarabilen filmlerindendir. 2004 senesinde The Village ile hayranlarını ikiye böler Shayamalan. Bir kısım izleyicisi filmi çok başarılı bulurken, bir kısmı da yüksek beklentilerinden dolayı beğenmemiş hatta filmi izleyici ile dalga geçmek olarak yorumlayanlar olmuştur.Bu noktadan itibaren düşüşe geçer yönetmen.2006’da vizyona giren Lady in Water, hayranlarının büyük çoğunluğu tarafından vasat, sıradan ve beklentilerin çok altında kabul edilir.Su perileri ile ilgili bir efsaneyi bir apartmana taşır teması ile.Vilage’ın başarılı aktiristi Bryce Dallas Howard’a başrol vermiştir, en başta bahsettiğim gibi oyuncularına bağlı yönetmen. Vizyona son giren filmi The Happening ( Mistik Olay ) yine baştan sona gerilim unsurlarını kendi tarzı ile işleyip, bu kez doğal afetler metaforu üzerinden senaryoyu aktarmaya çalışan bir film.

Shayamalan, sadece kendi filmlerini kendi istediği şekilde yapmaya çalışan bir yönetmen. Hırsları, gişe kaygıları, rekabet duyguları yokmuş gibi bir duygu bırakıyor. Kendi halinde, kendi stili ile sinema yapıyor. Kim ne derse desin, bir kısım eleştirmen yerden yere vursa, o artık bitti deseler de bunlara kulak astığını zannetmiyorum.Daha uzun yıllar yazmaya ve yönetmeye devam edecektir.

Melissa Aydın

Filmografi:

Praying with anger: 1992
Wide awake: 1998
The Sixth sense:1999
Unbreakable: 2000
Signs: 2002
The village: 2004
Lady in Water: 2004
The Happening: 2008

Bir Cevap Yazın