Perfume: The Story of A Murderer – Tom Tykwer 2006

perfumestoryofamurderer.jpg

Yönetmen:Tom Tykwer
Senaryo:Andrew Birkin, Bernd Eichinger, Tom Tykwer, Patrick Süskind (Roman)
Oyuncular:Ben Whishaw, Dustin Hoffman
Yapım Yılı: 2006
Ülke: Almanya, Fransa, İspanya


Korku Filmleri Yorumu: Bu filme gitmek isteyen izleyicilerin kesinlikle eleştirilere aldanmaması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü bu tür, roman uyarlaması filmler, romanı okumuş ve okumamış kişilerce farklı olarak değerlendirilebilir. Ben romanı okudum , film de romana sadık sayılır, en azından elinden geleni yapmış diyelim, ama bu iyi bir film olması için yeter değil. Ama şu bir gerçek ki romanı okumamış olsam bu filme daha az verirdim. Romanı okumuş olanlar ise gördüklerinde çok şey kaybetmeyecek ya da en azından sinirlenmeyeceklerdir. Önce olumlu yönler: Bir kere o dönem çok iyi resmedilmiş. Baştaki Jean Baptiste Grenouille’ın doğduğu balık pazarının görünümünden başlayarak, insanlar, şehir, pislik, çürümüşlük, o çöplük, acımasız ve sert, çok çarpıcı biçimde ve gerçekçi aktarılmış. Set, dekor, sanat yönetimi, kostüm vb tarihi bir filme yaraşır biçimde. Çarpıcı bir iş. Sinematografi olması gerektiği gibi. Yönetim iyi. Aynı biçimde Grenouille’u oynayan Ben Whishaw, ben hiç bu role tip olarak yakıştıramamış olsam da (kafamda başka bir tip vardı) role gerçekten hakkını vermiş ve çok iyi gitmiş. Tüm oyuncular iyi sayılır. Şimdi gelelim olumsuz yanlara. Bu roman, yazarı Suskind uzun yıllardır olmazlandığı için bir türlü filme çekilemiyordu. Suskind en sonunda “yeter artık kafamı ağrıtmayın” diye izin vermiş ve vatandaşı Tykwer tarafından da çekilmiş. Bu olmazlanışın ve romanın on yıllardır popülerlikten uzak bir kült haline gelmiş olmasının etkisiyle film, romana haddinden fazla özen ve ihtimam göstermiş. Çok fazla ciddiye almış. Öyle ki, film ara ara, sinema anlatımının köşeye sıkıştığı yerlerde bir “anlatıcının” davudi sesine başvuruyor! (John Hurt)

Anlatıcı bize kokuların neye benzediğini, Grenouille’un neden o sokakta yürüdüğünü, ne yapmaya çalıştığını falan söylüyor; ki nereden bakarsanız bakın bu sinema anlatımı açısından hiç hoş birşey değil. Bu projenin bir dönem Stanley Kubrick’in önüne geldiğini ve Kubrick’in “kokular anlatılamaz dolayısı ile de bu film çekilemez” dediğini belirtmek isterim. Ustanın ne kadar haklı olduğunu gösteren bir film olmuş. Çünkü her ne kadar “anlatıcı” bize anlatmaya çalışıyor olsa da sonuçta bu bir film, bir roman değil, dolayısıyla da anlatılamıyor ve anlatıcının yapmaya çalıştığı şey sinemaya uygun değil. Bu durumda Ben Whishaw’a çok fazla iş düşüyor ve o da elinden gelen en iyi biçimde bunu yapmaya çalışıyor. Ayrıca anlatıcının filmin süregelen bir kahramanı olmadığını ve film ancak zora girdiğinde ortaya çıktığını da belirtmek lazım. Bu da davudi ses her ortaya çıktığında “wooah sen nerden çıktın” biçiminde bir yan etkiye yol açıyor. Romanın filmin görsel anlatımını destekleyecek biçimde değiştirilen bölümleri oldukça olumlu sonuçlanıyor. Öyküye zarar vermiyor, filmi güçlendiriyorlar. Ama yine de, son mesajında bile, neredeyse her anında oldukça ortodoks ve yüzeysel bir film. Son sözüm, romanı okuduysanız görün ama okumadıysanız zaman kaybı olacaktır. Çünkü en basitinden bir “anlatıcının” varlığına gereksinim duyulmuş olmasından hareketle; bu gerçek bir sinema filmi pek değil. Kitabın okurlarına ulaşmayı hedefleyen bir film. Japonların kokulu sinema olayını yaygın hale getirdiklerinde bu filmin bir daha çekilmesinde sonsuz fayda var :)))) He he. Bir de Dustin Hoffman büyük oyuncu gerçekten. Adam italyan aksanını ve fransız aksanını ingilizceyle karıştırıcam diye kendini paralamış. Diğer oyuncuların birçoğu ise bunu takmıyor bile. :)










Gokhan Toka
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube

One thought on “Perfume: The Story of A Murderer – Tom Tykwer 2006

  1. film gerçekten bence etkileyici. filmi izlerken o kokuları çok merak ettim:D

Comments are closed.