Pink Flamingos (Pembe Flamingolar) – John Waters 1972

Pembe Flamingolar

Yönetmen:John Waters
Senaryo:John Waters
Oyuncular:Divine, David Lochary, Mink Stole, Danny Mills, Edith Massey, Mary Vivian Pearce
Yapım Yılı: 1972
Ülke: ABD
[ratings]


Konu: Divine adındaki yukarıdaki şekilde görülen obez travesti, yumurta manyağı annesi Edie, tam bir çatlak olan oğlu Crackers, ve röntgenci dava arkadaşı Cotton ile birlikte bir karavanda yaşamaktadır. Yerel gazetelerin “Dünyanın En İğrenç” insanı olarak tanımadıkları ve meşhur ettikleri Divine gerçekten de bu yakıştırmanın hakkını verir gibidir. Ancak Connie ve Raymond Marble çifti aynı kanıda değildirler. Onlara göre, yıllardır binbir mücadele ve emek ile yılmadan ilkokullarda uyuşturucu pazarladıkları, genç kızları kaçırıp hamile bırakıp, çocuklarını lezbiyen çiftlere sattıkları, porno işinde bir marka ve cinsel sapıklıkta doktora sahibi oldukları için bu sıfatı kendileri hakketmektedirler. Sıfatı almak için herşeyi yapmaya hazırdırlar. İşe Divine’a hediye paketi yapılmış bir adet bok göndermekle başlarlar. Bu bir savaşın başlangıcıdır!


Korku Filmleri Yorumu: Akıl var, mantık var. Ama diyelim ki bir an için olmadı. Tam da o anda evimin kapısı çaldı. Kapıda bir amca, yanında süklüm püklüm bir tıfıl. Amca diyor ki: “Bizimki holivud tutkunudur, eti senin kemiği benim, evladım al şunu da ufkunu bir açıver”. O tıfıl tipe çok gıcık olduğum için (çünkü en nefret ettiğim nefret türü acımayla karışık olan nefrettir; bir türlü yeterince nefret olmaz, hep öyle pis uyuşuk yapışkan bir his) daha tıfılı içeri alıp kapıyı kapatmadan elimi atacağım arşivdeki ilk üç film herhalde şunlar olur: Nekromantik, Naked Blood ve Pink Flamingos!!! Pink Flamingos, nam-ı diğer, Kötü Zevkin Oyun Bahçesi.

Pink Flamingos, kedinin yayınlayamayacağı ciğeri mundar etmesi üzerine yakın zamanlarda güzel bir örnek teşkil etmiştir. Memleketimin en cabbarceval, en döve döve sanatsever TV si cenebece, bu filmi yılbaşında yayınladığını idda etmiştir, ama giriş faslında kapıda bıraktığımız akıl ve mantığı şu anda tekrar kuşanırsak böyle birşey olamayacağı çok açıktır. Hangi TV kanalı, tavukların becerildiği, taze sıçılmış köpek boku yendiği, kıç deliği ile karaoke yapıldığı bir filmi, Femili Gay cızgı filmi RTUK’den uyarı almış iken yayınlama gafletinde bulunabilir ki? Olsa olsa cenebece, sansür tanrısı dükkanın bereketini kaçırmasın diye yılın başında bir kurban keseyim demiş ve pembe pembe flamingocukları kesivermiştir. Bu tam döve döve sanatseverlik değildir de, bakın sanat olayında bir numarayım şovenizmi değildir de nedir??? Döve döve sempatizm, vura vura ben sizin bacinizm değildir de nedir??? Sorarım.

Film, holivud tipindeki izleyici için tam bir dayak tufanıdır. Holivudun dayattığı ve onlarca yıldır bitmek tükenmek bilmeden kaşık kaşık vererek kitleleri bağımlısı haline getirdiği iyiliği, güzelliği, güzel ahlakı, süper erdemi, iyi insanı, aile sevincini, yaşama böceğini zırnık koklatmaz. Tüm bu ihtiyaç duyulan maddeler, birer yetmezlik seviyesinde filmin sonuna kadar holivud bağımlısını tiril tiril titretecektir. Filmin yapmak istediği, holividun aksine pembe flamingoları göstermek değil, onların otopsisini yapmaktır! Süpermarketten iki tane 2 dolarlık plastik pembe flamingo alıp sefil bahçesine dikiveren (sims’den biliyorum öyle yapıyolar) her obez ve estetik fakiri amerikalı nasıl o anda “çok güzel oldu be” diye düşünebilme hakkını kendinde buluyorsa aynı biçimde gerçek bir öyküye ihtiyaç duymadan ya da herhangi bir rahatsızlık hissetmeden, şüphe duymadan, fazlasını aramadan, tüm ömrü boyunca holivud tipi bir üretimi kalıp kalıp tükebilmektedir. Filmle dövülmek istenen kişi de söz konusu hazırlopçu, beğeni ve seçme fakiri tüketim neferidir. Bu nedenle Pembe Flamingo güzel isim.

Film sadece, holivud zevkine yönelik hazırlanmış bir komplo ve zevksizlik abidesi olmakla yetinmez. Toplumsal çürümeyi finanse eden ve güden medyaya yönelik de bir eleştiridir. Medyanın, toplumun saf ve arıtılmamış isteklerinin, beklentilerinin güdücüsü olduğu düşünüldüğünde, bu film aynı zamanda topluma ve iki yüzlülüğüne yönelik bir eleştiridir. Toplumun tabloid medyada her gün tutkuyla tükettiği üçüncü sayfa haberleri benzeri kalitesiz bilgi girdisine yönelik duyduğu ihtiyaçla belli ettiği yağmacı karakteri ile bir şekilde dengelemeyi başardığı yüksek erdemlere ve estetiğe dayalı tepeden inmeci-öğrenilen karakteri arasındaki ikiyüzlü gidiş gelişlerine yönelik olan bir eleştiri. İstediğin gerçekten rezillik ise izleyici, işte önümüzdeki 100 dakikada bunu sana doyasıya vereceğim der. Kafasını ilk çeviren kaybedecektir. Divine’ın filmin sonunda zor da olsa taze sıçılmış köpek bokunu kusmadan yiyebilmesi maçın berabere bitmesi için yeter skordur. Film kazanır demiyorum bakın, çünkü bu bir meydan okumadır. Ancak küçük olan büyük olana meydan okur. Asıl büyük mide bulandırıcı, kapitalist toplumun tüketici ve yağmacı, sığ karakteridir.

Tıfıl, bu filme nasıl reaksiyon gösterir açıkçası tam bilmiyorum. Deneyip göreceğiz. Çok sıkılması, bazı sahnelerde şok olması muhtemeldir. Pink Flamingos, 12.000 dolar bütçeyle çekilmiş, amatör oyuncuların gerilla tarzında oynadıkları acaip, çok anarşist bir film. Yumurta yiyen kadın Edie rolündeki Edith Massey ve elbette Divine, hipnotik biçimde izleyicinin aklını alıyorlar! Filmdeki diyaloglar da aynı biçimde tutkulu bir hipnotizmanın ağaç gölgesinde dolanıyolar. Özellikle Divine ve oğlu Crackers’ın Marbles malikanesini basıp evi baştan aşağı yaladıkları sahneye bayılıyorum. Bu bana yatılı okulda yaptığımız, tatlıma tüküreyim de kimse yemesin eylemini anımsatıyor. Şunu da not etmeden geçemeyeceğim ki, işittiğim en güzel soundtracklerden biri Pink Flamingos üzerinde mevcut. İnanmazsanız bakın!

Mektubuma burada son verirken, kalbinden temiz bu sayfayı Pink Flamingos’dan seçtiğim aşağıdaki satırlar ile pisletiyorum. Sevgiler.

Oh, I love you Raymond. I love you more than anything in this whole world. I love you more than my own filthiness, more than my own hair color. Oh God, I love you more than the sound of bones breaking, the sound of death rattle – even more than the sound of my own shit do I love you, Raymond.

Gökhan Toka

Film:8 Puan

Korkutuculuk: 2 Puan

Gerilim: 2 Puan

Kan & Revan: 8 Puan


Gokhan Toka
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube