Filmin kısa çözümlemesini şu şekilde yapabiliriz: İlk yarıda gösterilen popo ve memeler ikinci yarıda piranhalar tarafından yenmektedir.

Tabi davulun sesi twitlenince hoş gelir. Zira bu kadar kısa özetlediğimizde “aaa oneya?!” tepkisi yaratabilecek ve merak uyandırabilecek bu dönüşken süreç, filmin süresi olan 1.5 saate yayıldığında insanı meme, popo ve piranhalardan soğutur…

Kısaca özetliyorum, dikkat ediniz: “Nereye gidiyor bu gençlik?!” sorusuyla yolcu ettiğimiz, etik değerlerden ve büyüğe saygıdan nasibini alamamış ABD gençliği aslında bahar tatillerini geçirmek üzere Viktorya gölü başlıklı bir göle tatile gidiyorlarmış meğer. Tatil anlayışları göl kenarında dinlenen tekno müzik eşliğinde kitlesel olarak 3G: göt-göğüs-göbek sallamak olan gençler, bir deprem sonucu göl tabanında açılan yarıktan fırlayan tarih öncesi piranhalar tarafından hunharca ısırılırlar. Elisabeth Shue ise piranhalar ve gençler arasında arabuluculuk yapmaya çalışan kasaba şerifini canlandırmakta. Gençleri ise tahminimce striptiz kulüplerinden veya porno film casting şirketlerinden toplanmış slikonlu ve bikinili kızlar canlandırıyor (bir tane sıska-şişman-kelfıdıl-kilolu-çirkin genç olmaz mı kardeşim bu ABD denen yerde?)

Afişinde “1975’de Jaws vardı, yıl 2010 şimdi Piranha 3D var” gibi şeyler geveleyen film, böylece sorumlu ve özeleştirel bir biçimde 1975’den bu yana sinemanın nasıl bozulduğuna ve yavanlaştığına işaret ediyor.

Şimdiye kadar korku filmlerinde ne amaca hizmet ettiğini algılayamadığım 3D tekniğinin bu filmde ne amaca hizmet ettiğini biraz anlar gibi oluyorum. İlkin, memeler ve popoların çok daha canlı göründüğünü belirtmeliyim. İkinci olarak, sualtı çekimlerinde bazı anlarda az da olsa gerilim yaratmayı başarabiliyor. Su yüzeyindeki çekimlerde ise ilginç bir şekilde perspektif yanlışlığı oluşuyor ve mesafeler yanlış anlaşılıyor. Ama 3D’nin zirve yaptığı sahne devasa bir kopuk penisin sinema salonunun ortasında havada salındığı ve kendini bilmez bir piranha tarafından yutulduğu sahne.

Klişe işçiliğinin irili ufaklı binlerce klişe ile ustaca bezediği filmde, küçücük kasabada yaşayan tarihöncesi dönem piranhalar uzmanı uyaran adam, şendul elisabeth’i şenlendirecek yakışıklı ve işgüzar araştırma ekibi başı, onlar aslında yavruymuş geyiği, tam tatil zamanı gölü boşaltamayız düsturu ve dans etmekten başka yaşam fonksiyonu bulunmayan gençler gibi klişeler ile doyasıya karşılaşabilirsiniz. Alexandre Aja’nın High Tension, Mirrors, Hills Have Eyes gibi ciddi ve iddalı filmlerinin ardından yaptığı bolca komedi ve klişe unsuru bulunduran bu film, Fransız korku yönetmeninin bana göre en kötü işi oldu. Bol kanlı ve göğüslü içeriği ve 3D özelliği nedeniyle televizyonda gösterildiğinde izlememeniz gereken (nasıl olsa kesilir) bu filmi sinemada da bir olasılık yapacak iş konusunda konu sıkıntısı çekiyorsanız izleyebilirsiniz.

Gokhan Toka
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube