rec3

Yönetmen: Paco Plaza
Senaryo: Luiso Berdejo, David Gallart, Paco Plaza
Oyuncular: Leticia Dolera, Diego Martín
Yapım Yılı: 2012
Ülke: İspanya


Konu: Clara ve Koldo dillere destan aşklarını evlilik bağıyla taçlandırmak üzere, sanki ağız birliği etmişçesine aynı gün ve saatte Barcelona dışındaki bir düğün salonunda ailecek bir araya gelirler. Pastalar kesilir, nikahlar kıyılır, danslar edilir, paralar takılır. Ne var ki kader henüz çeyrek altınını takmamıştır. Rec 1 ve Rec 2’de şehirdeki apartmanda karantina altına alındığı sanılan virüs sıvışmayı başarmıştır. Virüs davetliler arasında hızla yayılırken, Clara ve Koldo hayatlarını ve aşklarını korumak için harekete geçmek ve elektrikli testerelerini yağlamak zorunda kalırlar.

İlki büyük ses getiren Rec serisinin bu üçüncü filmi, 2’nin bıraktığı yerden sazı ele alıyor. Ve tıpkı 2 gibi, Amerikan sinemasına izini kaybettirmek istercesine hızla koşarak bambaşka bir yola dalıyor. İlk filmi ustaca aparan Amerikalılar, “Karantina” adı altında birebir bir uyarlama yapmışlardı. Rec 2 ile ise İspanyollar çok ilginç bir hamle yaparak virütik zombi öyküsünü demonik şeytani bir biçime evermişlerdi. Amerikalılar bunun üzerine İspanyolların peşlerini bırakmış ve kendi Rec 2 lerini virütük doğrultuda sürdürmeye devam etmişlerdi.

Şimdi bu 3. filmde Paco Plaza bu kez Jaume Balaguero olmadan direksiyona geçmiş ve satanik zombi öyküsünde depara kalkarak Amerikalılarla arayı iyice açmış. Amerikan Rekleri başka bir vektörel doğrultuda vardıkları klişe bataklığında boğulurlarken, İspanyol Reklerinin maşallahı var. Paco Plaza neşeli ve kanlı bir zombi-demon filmi ortaya çıkarmış. Hem iki filmdir içine sıkışılan apartmandan, kapalı alan korkusundan sıyrılarak açık alana, dışarıya taşımış öyküyü… Hem de found footage – el kamerası biçimini de terk etmiş; terk ederken bunu da izleyiciyi şaşırtacak, eğlenceli biçimde yapmış. Davetlilerin cep telefonlarından çekilen videolar ve resmi düğün kameramanının çekimleri ile başlayan film, sanki yine dijital el kameraları üzerinden anlatılacak gibi dururken, kameramanın ölümü ile birlikte ortalarına yaklaşan bir yerden birden dış kameraya geçiyor.

Rec 3’ün bizim için ayrıca bir başka önemi var. “Türk sinemasında neden uluslararası kalitede korku filmleri çekilemiyor” beyliğini Rec 3 sayesinde bir kenara bırakabiliriz. Neden mi? Bizim filmler de iyiymiş demek ki İspanyollar resmen bizden konu aparmışlar. Bakınız: “Ada: Bir Zombi Düğünü (Düğüne Geldik, Yediler)”. Daniel Guiza’dan şüpheleniyorum.




resident evil-olumcul deney

Yönetmen:Paul W.S. Anderson
Senaryo:Paul W.S. Anderson
Oyuncular:Milla Jovovich, Ali Larter, Wentworth Miller
Yapım Yılı: 2010
Ülke: Almanya, Fransa, İngiltere


Konu: Umbrella şirketini yok etmek isteyen Alice, ekibiyle birlikte şirketin Tokyo’daki şubesini basar. Burada ekibini kaybeden ve kendisine de T virüsünü nötralize ederek yeniden insana dönüşmesine neden olan bir virüs enjekte edilen Alice tek başına Alaska’ya kaçar. Bir önceki filmde Alaska’ya yolcu ettiği arkadaşlarını burada bulacağını düşünür ama tek bulabildiği kendisine saldıran, hafızasını kaybetmiş ve beyni yıkanmış Claire olur. Alice ve Claire uçakla Los Angeles’a kadar seyahat ederler ama hayatta kalmış tek bir insan bulamazlar. En sonunda vardıkları Los Angeles’da bir hapishaneye sıkışmış küçük bir grup insanla birlikte etraflarını çeviren onbinlerce zombiye karşı savaş verirler. Amaçları kıyıdan açıkta demir atmış Arcadia adlı güvenli bir gemide bulunan gruba ulaşmaktır.

Event Horizon (Ufuk Faciası), AVP (Alien vs Predator) ve önceki Ölümcül Deney filmleri ile bilinen Paul W.S. Anderson serinin yeni filmini de yine kendisi yönetiyor. Aksiyon düzeyi yüksek, aksiyon sahneleri göz alıcı ve özellikle 3D uygulaması çok başarılı bir film. Bununla birlikte korku filminden daha çok, Matrix ve Blade tarzı bir aksiyon filmi olarak değerlendirmelisiniz.




Yönetmen:Yannick Dahan, Benjamin Rocher
Senaryo:Arnaud Bordas, Yannick Dahan
Oyuncular:Claude Perron, Jean-Pierre Martins, Eriq Ebouaney
Yapım Yılı: 2009
Ülke: Fransa


Konu: Meslektaşları bir mafya çetesi tarafından öldürülen bir grup polis intikam almaya karar verirler. Söz konusu çeteyi resmi yöntemlerle tutuklamak yerine, bulundukları yeri basıp hepsini öldürmeye karar verirler. Ne var ki işler ters gider ve çete üyeleri tarafından yakalanırlar. Çete üyeleri yakaladıkları polisleri infaz ettikleri sırada odaya hiç tanımadıkları bir adam dalar ve çete üyelerinden birini yemeğe başlar! Şehirde bir zombi salgını patlak vermiştir ve bulundukları köhne bina zombilerin işgali altındadır. Polis ve çete üyeleri buradan sağ çıkabilmek için işbirliği yapmak zorunda kalacaklardır.

Yılın en iyi zombi filmlerinden biri olan Fransız yapımı La Horde, Fransız korku sinemasının kanlı ve dinamik içeriğine fazlasıyla sahip. Zombi severlerin kaçırmamasını tavsiye ederim.




Dehşet Treni

Yönetmen:Ryuhei Kitamura
Senaryo:Jeff Buhler, Clive Barker (öykü)
Oyuncular:Bradley Cooper, Brooke Shields, Vinnie Jones, Leslie Bibb
Yapım Yılı: 2008
Ülke: ABD


Konu: Ünlü İngiliz korku yazarı Clive Barker’ın aynı adlı kısa öyküsüne dayalı bu film, fotoğrafçı Leon Kauffman’ın (Bradley Cooper) metroda fotoğraf çekerken seri bir katilin cinayetlerine tanıklık etmesiyle başlıyor. Fotoğraflardan yola çıkarak katili bulmaya çalışan Leon, yıllardır metroda kaybolan insanların sırrını bu şekilde çözmeye çalışacaktır. İpuçları onu adım adım katile ve mezbahasına götürür. Alive, Versus, Azumi gibi filmleri ile bilinen yenilikçi Japon aksiyon yönetmeni Ryuhei Kitamura bir süredir bu film üzerinde çalışıyordu. Film, Kitamura’nın Holywood’daki ilk projesi.

Korku Filmleri Yorumu: Film Kitamura’nın ABD’deki ilk yönetmenlik deneyimi ama son da olursa şaşırmamak lazım. Normalde konu itibarıyla en fazla bir korku filmleri antolojisinde vasat bir kısa parça olabilecek bu film ikinci yarısında o kadar sıkıcı ve mantık dışı bir hal alıyor ki Kitamura’nın fantastik anlatımı bile kurtaramıyor. Kitamura kumda oynayan çocuklar gibi boğaz kesmenin, balyozla göz patlatmanın cin gibi incelikleri üzerinde oyalanırken bir bakmışsınız film iyiden iyiye sıkıcı ve saçmasapan oluvermiş. İyi korku filmi yapmak için ekranı kana boyamak tek yeter şart olmamalı. Kitamura kan revan konusunda çok meraklı ve araştırmacı bir yönetmendir, kışkırtıcı bir stili vardır ama burada kısa öyküden uzun metraj haline getirilmiş bu son derece sıkıcı ve bayağı senaryo onun anlatımını da aşağılara çekmiş. Yazık olmuş onun adına, bağımsız sinemaya dönüp Versus gibi birkaç film daha yapsa daha iyi bir fikir olabiir.

Gökhan Toka










Wild Zero

Yönetmen:Tetsuro Takeuchi
Senaryo:Tetsuro Takeuchi, Satoshi Takagi
Oyuncular:Masashi Endô, Kwancharu Shitichai, Guitar Wolf, Drum Wolf, Bass Wolf
Yapım Yılı: 2000
Ülke: Japonya


Konu: Japon klip yönetmeni Tetsuro Takeuchi’den zombi camiasına farklı türde bir katkı. Wild Zero, zombi teması üzerine kurulu, 1.5 saatlik düşük bütçeli bir punk rock salatası. Dünyaya düşen bir meteor, eşrafın zombiye dönüşmesine neden olur. Bu esnada gayet cool ve herdaim güneş gözlüklü Guitar Wolf, grup arkadaşları Bass Wolf ve Drum Wolf ile (isimlerdeki yaratıcılık hayran olunası nitelikte: ama bu Wolf biraderler gerçek bir Japon punk grubu ve bu isimler de gerçek sahne isimleri) bir gece kulubünde konser vermektedirler. Kulubün pop müzik hastası sapık sahibi ise grubun performansından memnun değildir; grubu odasına çeken müdür onlara “Rock’n Roll’un öldüğünü” söyler. Bu laf ile çıldıran Wolf kardeşler ve kulüp sahibi arasında silahlı çatışma yaşanır. Guitar Wolf’un postunu tesadüfen kurtaran kişi ise, tam bir Guitar Wolf hayranı ve özenti rockçı Ace olur. Ace’e ihtiyaç duyduğu anda üfürüp kendisini çağırabilmesi için özel bir düdük veren Guitar Wolf ve “adı işidir kişinin” grup elemanları, sıradaki kasabaya doğru turne kapsamında uzarlar. Ace de boynunda düdüğü, altında motoru, kendi yoluna gider. Yolda zombilerle karşılaşan ve Tobio adlı sessiz sakin bir hanımı zombilerin elinden kurtaran Ace, düdüğü üfürmeye sandığından çok daha çabuk ihtiyaç duyacaktır. Son derece cool, punk müziğin sadece ara sıra, o da diyaloglar duyulsun diye sustuğu klip tadında bir film.