Lizard in a Womans Skin

Yönetmen:Lucio Fulci
Senaryo:Lucio Fulci, Roberto Gianviti, Jose Luis Martinez Molla, Andre Tranche
Oyuncular:Florinda Bolkan, Stanley Baker, Jean Sorel, Silvia Monti
Yapım Yılı: 1971
Ülke: İtalya, İspanya, Fransa


Konu: Önemli bir politikacının kızı olan Carol Hammond (Florinda Bolkan), eşi ve üvey kızı ile birlikte yaşadığı dairesinde gayet sıkıcı bir hayat sürmektedir. Carol’un sıkıcı hayatındaki tek atraksiyon, alt katlarında yaşayan bir hipi kraliçesinin seks ve uyuşturucu partilerinden yükselen seslerdir. Sık sık bununla ilgili fantazi dolu rüyalar gören Carol, bu rüyalarını ve bu kadınla ve yaşam biçimi ile ilgili takıntısını psikoloğuna anlatmaktadır. Bir gece rüyasında komşu kadını öldürdüğünü gören ve nasıl öldürdüğünü detaylarıyla psikoloğuna da anlatan Carol, ertesi gün çok şaşıracaktır. Çünkü kadın, tam da kendi rüyasında olduğu gibi, doktora anlattığı aynı detaylar ile öldürülmüştür. Dahası, olay yerinde bulunan eşyalar da kendisine aittir ve cinayet aletinin üzerinde parmak izleri bulunmaktadır. Carol, polis gözetiminde akıl hastanesine yatırılır; ancak cinayeti işlediği rüyasında, kendisini izlerken gördüğü iki hipi, peşini gerçek hayatta da bırakmayacaklardır. Oldukça iyi ve şaşırtıcı bir senaryoya sahip olan bu filmde, İtalyan sinemasının Argento ile birlikte diğer kült korku yönetmeni Lucio Fulci, anlatım gücünün doruklarında geziniyor. Rüya sahnelerini ve gerçekliği birbirinden ayırabilmek pek kolay değil.




Phenomena

Yönetmen:Dario Argento
Senaryo:Dario Argento (öykü ve senaryo), Franco Ferrini (öykü ve senaryo)
Oyuncular:Jennifer Connelly, Donald Pleasence, Şempanze Tongo, Daria Nicolodi, Patrick Bauchau
Yapım Yılı: 1985
Ülke: İtalya


Konu: Dünya çapında ünlü bir aktörün kızı olan Jennifer Corvino (Jennifer Connelly), kendisiyle çok fazla ilgilenemeyen babası tarafından İsviçre’de, Alplerin eteklerindeki bir yatılı okula yazdırılır. Bir uyurgezer olan Jennifer’ın, böceklere karşı da yoğun bir ilgisi vardır. Uyuyup gezdiği daha ilk gecede vahşi bir cinayete tanık olan Jennifer, uyandığında kendini aynı kasabada yaşayan bir İskoç böcek bilimci olan Prof. John McGregor (Donald Pleasence) ve şempanzesinin (Tongo) evlerinin bahçesinde bulur. Böcek bilimciyle kısa sürede dostluk kuran Jennifer, buna karşılık okuldakilerle hiç anlaşamamaktadır. Ancak Jennifer’ın en büyük sorunu bu değildir. Giderek ağını genişleten ve kasabada büyük bir korku yaratan katil, artık kendisini gördüğünü düşündüğü Jennifer’ın da peşindedir. Ünlü yıldız Jennifer Connely’nin ilk uzun metraj filmi ve ilk başrolü olan Phenomena, aynı zamanda aktristin, Requem for a Dream’e bile oranla kat kat daha fazla “acı çektiği ve sefil olduğu” film. Psikopat bir katil, böcekler, böcek seven bir kız, bir şempanze ve çürüyen ceset ve ceset parçaları. Hadi buyrun bu denklemi çözün. Phenomena, büyük usta Dario Argento’nun en plasede kalmış, en bomba ve en eğlenceli filmlerinden biri.




House by the Cemetery

Yönetmen:Lucio Fulci
Senaryo:Lucio Fulci, Giorgio Mariuzzo, Dardano Sacchetti, Elisa Briganti (öykü)
Oyuncular: Catriona MacColl, Giovanni Frezza, Paolo Malco, Ania Pieroni
Yapım Yılı: 1981
Ülke: İtalya


Konu: Boyle ailesi, Dr. Norman Boyle’un araştırmaları dolayısı ile taşraya, küçük bir kasaba mezarlığının yanı başındaki kasvetli bir eve taşınırlar. Ailenin küçük çocukları Bob’un hayal arkadaşı Mae ise, onu bu eve taşınmamaları konusunda uyarmaya çalışmıştır. Küçük çocuğu dinlemeyen aile, Bob’a bir de bakıcı tutmak suretiyle eve iyice yerleşirler. Ancak bilmedikleri şey, evin bodrumunda yaşayan sadist bir zombinin, çürüyen etini hayatta tutabilmek için taze insan etine ve kanına ihtiyaç duyduğudur.




Don

Yönetmen:Nicolas Roeg
Senaryo:Daphne Du Maurier (Öykü), Allan Scott
Oyuncular:Donald Sutherland, Julie Christie
Yapım Yılı: 1973
Ülke: İngiltere, İtalya


Korku Filmleri Yorumu: Bu film nicedir arşivimde duruyordu. nereden nasıl geldi bilmiyorum. bilirsin bu konuda muazzam hafızam vardır. hangi filmi nerden aldım, nerde ne zaman kiminle izledim gün ve gün hatırlarım. bunu nerden buldum bilemiyorum. besbelli benim değil. neyse, nicedir görüyordum, dont look now yazısını okuyunca “tamam tamam şşşş” deyip görmezden geliyordum. ama geçenlerde internette cüce katiller hakkında bir araştırma yaparken bu filmin adıyla da karşılaştım ve izlemeye karar verdim.
evet doğru duydun, cüce katiller hakkında araştırma yapıyordum. ne olmuş, fantastik bir insanım suç mu? izlememe bir sebep de donald sutherland ve kadın oyuncu arasında gelişen sevişme sahnesinin dillere destan oluşuydu. gerçekten de öyleydi, bırakın o dönemi bu dönem için bile baya baya bir sahneydi. dont look now eski korku filmlerinin ne kadar farklı ve özel olduklarını hatırlattı bana defter. bütün filmi maksimum tedirginlik katsayısı ile adeta diken üzerinde seyrettim. gerçi katilin cüce olduğunu biliyordum ama :) bu durum katsayıyı azaltmadı bile. filmin venediğin küflü ve karanlık atmosferinde geçmesi ve italyan korku sinemasının birçok estetik özelliğini barındırması diğer artılarıydı. yönetmen çok iyi bir iş çıkarmıştı. öykü iyi gelişiyordu, çok iyi aktarılıyordu ama saçmasapan biçimde sonlanıyordu ki bu durum beni biraz üzdüyse de sonuçta şekli biraz yamuk olsa da yine de istiridyede bir inci bulmuş bir kaptan kadar buruk sevindim. night shayamalan bu filmi her an yeniden çekebilir. öyküsü onun tarzına yakın. sonunu değiştirmesi lazım ama biraz. tam italyan tarzı (argento vb) bir son olmuş. yönetmen de ingiliz aslen ama bence burada daha çok italyanların etkisi var.