The Invasion (İstila) – Oliver Hirschbiegel 2007

İstila

Yönetmen:Oliver Hirschbiegel
Senaryo:Dave Kajganich, Jack Finney (Roman)
Oyuncular:Nicole Kidman, Daniel Craig, Jeremy Northam, Jackson Bond, Jeffrey Wright
Yapım Yılı: 2007
Ülke: ABD


Konu: Uzaydan dünyaya düşen bir organizma, insanların bedenlerini ve bilinçlerini onlar uykudayken ele geçirmektedir. Bir psikolog olan Kidman, oğlunun (Jackson Bond) bu gizemli virüsün yayılmasını durdurabilmek için bir anahtar olabileceğini fark eder. Bu araştırmayı gerçekleştirebilmek için uykuya ve virüsün etkisi altındaki diğer insanlara direnmesi gerekecektir. 1956’daki ilk “Invasion of the Body Snatchers” filmiyle başlayan ve devam eden temada yeni, Holywood yapımı bir halka.


Korku Filmleri Yorumu: Ben Holywood sevmem. Hem de hiç. Ama önce iyi olan neydi baştan söyleyeyim: Tansiyon. Filmin ortalama üstü tansiyonu, öykü anlatımındaki birazdan bahsedeceğim aşırı basitlikle birleştiğinde, filmi sürekli takip edilebilir kılan bir akış yaratıyor. Yanlış anlaşılmasın, bir tür gerilimden, bir korku-gerilim filmine ait bir gerilimden bahsetmiyorum burada tansiyon derken: Amerikan tipi bir aksiyondan bahsediyorum.

Apokaliptik onlarca film sayabilirim, hepsinin ortak konusu insan bedenini ele geçiren parazitler ve paranoya olan. (ve hepsi de bu filmden daha iyi olan) Bu tema genelde B tipi korku-bilim kurguların vaz geçilmez temalarından biri olmuştur. Çünkü bu temada, film bilim kurgu olmasına rağmen bilim kurguya has ekstra harcamalar olan, efekt, set, vb gerek yoktur. Onun yerine saf paranoya olur. O yaratık mı, bu insan mı, ben paranoyak mıyım diye diye film geçer gider. Böylece normal hayatı çekermiş gibi, sokak, yol, insan çektiğiniz halde dünyanın ve insanlığın sonunu anlatmış olursunuz. Zekice. Holywood neye el atsa batırır genel bir kural olarak, bu kez de bu temaya el atmış ve batırmış, hem de fena batırmış. Aptalca. Invasion çok aptal bir film.

Kolay değil, filmde Matrix’i yapan Waschowski biraderlerin parmağı var. Filmin yönetmeni Downfall ve Das Experiment gibi iki yakın dönem muhteşem Alman filminin yönetmeni. Başrol oyuncunuz bir dünya starı: Nicole Kidman. Konu bir paranoya öyküsü ve dışavurumcu Alman sinemasından gelen, mükemmel karanlık filmler çekmiş bir yönetmeniniz var. Ama tüm bunlar Amerikan zevksizliğine ve sığ algısına hitap ederse, ortaya anca böyle saçmasapan bir film çıkar. Dev yönetmeni Hirschbiegel’in çektiği filmi beğenmeyen Warner Bros, Waschowski biraderleri yeni sahneler yazmaları ve filmi değiştirmeleri için getiriyor. Onlar da kendilerinden beklenecek biçimde senaryoyu aksiyona boğuyorlar. Bu sahneleri de başka bir önemli yönetmene (James McTeigue: V for Vandetta) çektiriyorlar. Sonuçta birbirinden güzel bu pahalı girdilerin karışımından bir yemek değil, bir bulamaç ortaya çıkıyor. Ey para, sen nelere kadirsin! Bu filmin sloganı “sakın uyuma” falan olmamalı. Bu filmin sloganı “Kıroyum ama para bende! İmza:Holywood” olmalı.

Bu tür apokaliptik bir film mutlu sonla bitemez, oysa bu bitmiş. Bitmiş, çünkü statükoya uygun politik bir mesaj verme kaygısı var filmin. Bir değişmezlik ekseninde, ortasına ABD politikalarını oturttuğu bir “insanlık algılamasının” yegane algılama biçimi olduğunu izleyiciye dikte etme gayretinde. İkinci olarak, bu tür bir filmde paranoya duygusu ayrıştırılamaz bir duygudur, filmin özüdür. Bu filmde ise öyle değil, çünkü Kidman etrafında gelişen bir aksiyon filminden söz ediyoruz. Yalnız şöyle rahatsız edici birşey oluyor: film ne gerilim filmi, ne korku, ne bilim kurgu, ne aksiyon. O kadar dağınık ve parçalanmış, bir özden yoksun bir film ki, montaj masasında parça parça edildiği her halinden belli oluyor. Paronayaya gideyim derken, dönüp aksiyona gitmeye çalışıyor, tüm dünyanın kaderini inanılmayacak biçimde basit ve akıldışı bir senaryo kurgusu ile aksiyonu sağlamak için Kidman’ın oğluna bağlıyor (sanki aynı özellikte başka insan yokmuş gibi) Filmin bu bölük pörçük ve kontrolsüz halinde, herşey kesilip biçilirken nedense montajda hiç eksiltilmemiş görünen ve kafanıza tekrar tekrar çakılan politik mesajlarla baş başa kalıyorsunuz. Yani bu sonunda politika hakkında, politik bir filmdir.

Korku filmleri.net’e gelmiş, vizyondaki filmlere sırayla bakar ve “ah vizyonda şöyle yamalı bohça gibi politik bir film olsa da gidip politikaya doysam” diye düşünürseniz bu film tam size göre.

Gökhan Toka










Gokhan Toka
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube